Perşembe, 11 Mar 2010
You are here: Anasayfa

Giriş Formu



mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün3
mod_vvisit_counterDün15
mod_vvisit_counterBu Hafta56
mod_vvisit_counterGeçen Hafta150
mod_vvisit_counterBu Ay206
mod_vvisit_counterGeçen Ay492
mod_vvisit_counterToplam2377

Online (20 minutes ago): 2
IP NO: 38.107.191.106
,
Bugün: Mar 11, 2010
Hoşgeldiniz
Ülkeler Kitabı PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 07 Temmuz 2007 09:54

buldan
ÖN SÖZ

Doktora çalışmamızı Türkiye’de ciddi anlamda ele alınmamış bir konu olan
“Tarihî Coğrafya” üzerine yaptık.1 Bu çalışmalar esnasında temel malzememizi
Kitâbu’l-Buldân, Mu’cemu’l-Buldân, Kitâbu’l-Memâlik ve’l-Mesâlik ve Kitâbu’l-
Ekâlim tarzı eserler oluşturdu. Yakûbî’nin eseri bunların en eskilerindendir. Bu nedenle
eserin çevirisinin Türk okuru açısından faydalı olacağını düşündük. Bu tarz bir eser olan
Belâzurî’nin “Fütûhu’l-Büldân” adlı eseri daha önce Mustafa Fayda tarafından
Türkçe’ye kazandırıldı.2 Belâzurî’nin eserinin çevirisi özellikle tarih araştırmacıları
tarafından çok tutulmuş ve temel eserlerden birisi niteliğini kazanmıştır. Bundan cesaret
alarak daha erken dönemde yazılmış olan bir eserin çevirisine niyetlendik.
Eserin çevirisinde bir takım kriterlerimiz oldu. Bunlara kısaca değinmek
faydalı olacaktır. Eserde küçüklü büyüklü çok sayıda yerleşim mahallinden
bahsedilmektedir. Medîne/medâin, rastık/rasâtîk, karye/kurâ, tâsûc/tasâsîc, kûra/kuver,
mısr/emsâr bu yerleşim yerlerini ifadede kullanılan kelimelerdir. Bunun yanısıra
ikta’/katâi’, rabd/erbâd, memleke/memâlik, menzil/menâzil de arazi ve toprak
parçalarını ifadede kullanılmaktadır.

Son Güncelleme: Perşembe, 29 Ekim 2009 01:39
Devamını oku...
 
Yollar ve Ülkeler İbn Hurdazbih PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 07 Temmuz 2004 09:54

ibnhurdazbihÖNSÖZ


Coğrafya kitapları özellikle tarihçiler arasında ilk elden kaynaklar arasında
gösterilmektedir. Bunun başlıca sebebi, bu eserlerde yer alan bilgilerin çoğunun bizzat
yazarları tarafından doğrulanan bilgiler olmalarıdır.
Yukarıda ifade ettiğimiz “kaynak” özelliğinin dışında bir de içerikleri
açısından zenginlik içermektedirler. Bu kitaplarda tarihî ve coğrafî bilgilerin dışında
ekonomik, kültürel, antropolojik, filolojik bilgiler bulmak da olanaklıdır. Bu bakımdan
bu eserleri, kültür tarihinin temel kaynakları arasında değerlendirmek de mümkün
olmaktadır.Önemi bizim ifade ettiklerimizin de ötesinde bulunan bu eserlerden birini daha
önce Türkçe’ye kazandırmıştık.1Yakubi’nin eserinin çevirisi ile ilgili olarak edinmiş
olduğumuz izlenim, Türk araştırmacı ve okuyucusunun önemli bir ihtiyacının bu tarz
çevirilerle giderildiği yönündedir. Bu eserlerin Türkçe’ye kazandırılması, hem eserin
tanınmasını sağlamakta ve hem de her düzeyden insanın bu eserlere kolay ulaşmasına
imkan tanımaktadır.

Son Güncelleme: Perşembe, 29 Ekim 2009 01:11
Devamını oku...
 
Hz. Muhammed'in Hıristiyanlarla Mücadele Stratejisi PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Cuma, 20 Ağustos 2004 10:11

stratejiÖNSÖZ

İlâhî kaynaklı dinlerin zaman içerisinde insanlar tarafından tahrif edilmesi sonucu Allah Teâlâ
tarafından yeni hidâyet kaynakları gönderilmiştir. İnsanlık tarihi boyunca devam eden bu süreç, Son Nebi,
Hz. Muhammed(s.a.v.) zamanında sona ermiştir. İlâhî kaynaklı dinlerin son halkasını İslâmiyet'in
oluşturması ile birlikte, daha önceki semavî dinler İslâm'ın muhatabı haline gelmişlerdir. Bu dinlerden
birisi de Hıristiyanlıktır.
Araştırmamıza konu olan «Müslüman-Hıristiyan İlişkileri», İslâm'ın Medine'de bir devlet haline
gelmesi ile birlikte sıcak bir döneme girerek, zaman içerisinde Hilal-Haç mücadelesi şeklini almıştır.
Giderek batılılarca Şark Meselesi yada Doğu Sorunu adları ile anılmaya başlanan bu mücadelede, Haçlı
Seferleri önemli bir dönemi işgal etmektedir. Başlangıçtan bugüne kadar bu mücadele dizininin, sadece
hâdiselerin meydana geldiği zaman ve mekanları değişmiş, sıcaklığı ve ele alınış tarzı ilk andaki konumunu
muhafaza etmiştir.

Son Güncelleme: Perşembe, 29 Ekim 2009 01:06
Devamını oku...
 
Hudûdü'l- Âlem PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 07 Temmuz 2007 09:54

hududulalemÖNSÖZ


Müslüman bilim adamları Bağdat’ta kurulan Beytü’l-Hikme’nin de tesiriyle
kendilerinden önceki medeniyetlerin ilmî mirasına vakıf olduktan sonra bilimin bütün
alanlarında değerli bilgiler takdim etmeye ve eserler vermeye başlamışlardır. Bu bilim
dallarından birisi de dokuzuncu asırdan itibaren önemli eserlerin yazılmaya başlandığı
coğrafya olmuştur. Bu alanda kaleme alınan eserler dönemin bilinen dünyası, insanların
ağırlıklı olarak yaşadığı bölgeler, şehirler, yerleşim yerlerinin birbirlerine olan uzaklıkları,
enlem ve boylamları, okyanuslar, denizler, adalar, nehirler, ırmaklar, dağlar, vb. bilgiler
ihtiva etmektedir. Bu temel bilgilerin haricinde bu eserlerde toplumların siyasî tarihleri,
dönemin ticaret merkezleri, şehirlerde elde edilen ürünler, bölgelerden çıkarılan madenler,
şehirlerin demografik yapısı gibi bilgilerin yanında toplumların dilleri, dinleri, gelenek ve
görenekleri, ilginç adetleri, yaşayış ve giyim tarzları, medeni veya gayr-i medeni durumları
ile ilgili bilgiler de mevcuttur.

Son Güncelleme: Perşembe, 29 Ekim 2009 01:13
Devamını oku...
 
Islâm Coğrafyacılığı ve Müslüman Coğrafyacılar PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 07 Temmuz 2004 09:54

muslumanÖNSÖZ

 

Tarih ve Coğrafya etki alanları geniş ve geçmişi eskilere dayanan iki bilim dalıdır. Her iki
bilim dalı zaman içerisinde gelişimlerini sürdürmüşler ve bugünkü pozisyonlarına ulaşmışlardır. Bu
süreç içerisinde kimi zaman yan alanlardan yararlanarak kendileri ilerleme katetmişler, kimi zaman
da farklı bilim dallarının ortaya çıkmasına aracılık etmişlerdir. Tarihî Coğrafya işte, böylesine bir
gelişim sürecinin ürünüdür.
Bilimsel gelişmenin tarihine göz gezdirildiğinde, İslam Ortaçağına kadar olan dönemin
bilimsel anlayışıyla, bu dönemden sonraki anlayış arasında gözle görülür farkların ve ilerlemenin
sözkonusu olduğu farkedilecektir. Her ne kadar bu konu ile ilgili olarak değişik senaryolar üretilse
de, ilerleme ve gelişmenin temelinde teolojik bir takım unsurların yattığı muhakkaktır.

Son Güncelleme: Perşembe, 29 Ekim 2009 01:23
Devamını oku...
 
« BaşlatÖnceki12SonrakiSon »

Sayfa 1 > 2